top of page

HİKAYEMİZ

Ailesi ile birlikte sağlıklı ürüler tüketmek isteyen, doğayı seven, dünyayı keşfetmek isteyen, gezme tutkunu, kurumsal hayatta uzun yıllar keyifle çalışmış bir endüstri mühendisiyim. Endüstri mühendisliğinin henüz yeni olduğu ve pek bilinmediği yıllarda bu mesleği seçmemle başladı iş hayatım. Global şirketlerde yönetici porsiyonunda kurumsal iş hayatında çok şey deneyimledim, öğrendim, öğrettim, çok güzel insanlarla tanıştım, dostluklar kurdum. 
Bir noktada artık doyum noktasına ulaştığıma, kurumsal hayattan mezun olmanın zamanının geldiğine karar verdim. 12 yıldır hobim olan tarıma daha fazla vakit ayırmanın, yeni şeyler öğrenmenin, deneyimlemenin zamanı gelmişti. 
Doğada vakit geçirmeyi hep çok sevdim. Bu sevgi önce salon çiçeklerine ilgimi tetikledi. Salon bir nevi çiçek bahçesine dönünce ve ev ahalisinin salonda bize de yer kalsa sezinişleri ile bu sevgi balkon bahçeciliğine evrildi. Onlarca çeşit sebzeyi yetiştirme denemeleri, bu konularda araştırmalarımın artması, öğrendiklerimi deneme isteği artık bir bahçemiz olmalı fikrini doğurdu.
Başladık bahçe aramaya. Denizden kopamayanlar olarak denize rahat ulaşabileceğimiz kendi sebze ve meyvemizi yetiştirebileceğimiz, kedi ve köpeklerimizin rahatça yaşayabileceği bir bahçe olsun istedik. Bu arayış yıllar sürdü, onlarca arazi baktık ancak hiçbiri tam olarak içimize sinmedi. Sonunda 2021 yılında bahçe arayışına hız verdiğimiz bir dönemde burayı gördük. İlk gördüğümüz anda eşimle aynı anda ‘işte burası’ dedik.
Planladığımızdan çok daha büyük olmasına rağmen enerjisi bizi öyle sardı ki biz bunu yapmalıyız dedik ve iki gün sonra bahçe bizimdi. 
Çok şanslıydık bahçede hiç kimyasal kullanılmamıştı. Bahçenin önceki sahibi  ODTÜ psikoloji bölümünde profesör olarak uzun yıllar görev yapmış ve  bizim yaşlarda artık doğada vakit geçirmek istediğine karar vererek burayı almış. 20 yıl boyunca tamamen doğaya uyumlu organik tarım yapmış. Artık enerjisi tüm bahçeye yetmediği için bahçeyi kendi gibi bakacak birilerine  satmaya karar vermiş. 
Biz doğayı korumanın, toprağı, havayı, suyu kirletmemenin gelecek nesillere borcumuz olduğunu düşünüyoruz. 
Sürekli araştırıyor doğal tarım teknikleri konusunda kendimizi geliştiriyoruz. Çiftlikte hiçbir kimyasal kullanmadan üretim yapıyoruz. Üç tarafımız orman ve bir tarafımız dere olduğu için etraftan gelen kimyasal ilaç serpintisine de maruz kalmıyoruz. 
Ailemiz için sağlıklı ürünler üretiyoruz ve fazla olan kısmını sağlıklı doğal ürünün değerini bilenlerle paylaşıyoruz. 
Kendine yeten bir çiftlik kurmaya çalışıyoruz. İşte burada mühendis bakış açısı çok işe yarıyor. Bahçe işleri bedenen yorucu ve doğal üretim yaptığınızda işler çok daha yorucu. Sürekli işleri daha kolay yapacak yöntemler, zararlılara karşı önleyici sistemler araştıyor ve devreye almaya çalışıyoruz. 
Bahçe işleri fiziksel olarak yorucu, bence ağır bir spor. Benim gibi spor salonuna gitmeyi sevmeyen için iyi çözüm.
Mühendis için en zor yanı tarımda iki kere iki her zaman dört etmiyor. Yıllar önce Alzheimer üzerine bir belgesel seyretmiştim Alzheimer engelleme önerilerden bir tanesi de tarımla uğraşın diyordu. Tarımda hiçbir zaman aynı şeyi yapıp aynı sonucu elde etmezsiniz ve hiç beklemediğin zamanlarda aklınıza gelmeyen problemler çıkar. Beyniniz sürekli çalışmak zorunda kalır diyordu. Doğruymuş ve bu değişkenliği bir şekilde seviyorum.
Üç yıllık bu yolculuğumuzda doğa ile yeni bağlar kuruyor, öğreniyor, gelişiyor, bedenimiz, zihnimiz ve ruhumuzu besliyoruz...

terkenprofil.jpg
WhatsApp Image 2024-06-19 at 13.08.27.jpeg
bottom of page